FIKRALAR
HASTALIĞI BİTMEMİŞ
Delinin biri nabzının attığını farketmiş ve deli bir doktora giderek:
-Benim nabzım atıyor , demiş.
Doktor:
-Atmaması lazım diyerek cevap vermiş.
Deli ahırdan at maması bulup yemiş. Tekrar doktora giderek:
-Hastalığım bitti demiş.
Doktor:
-Bitmemesi lazım demiş.
...................................................................................................
ŞOFÖR
Temel memleketine giderken otobüste şoförün hemen arkasına oturmuş ve
giderken yarı yolda otobüs bozulmuş. Bozulan da vitesmiş. Temel demiş ben
zaten biliyordum bozulacağını bindiğimden beri sen onunla oynuyordun.
.............................................................................................................
Anahtar bende:
Bir gün deliler hastanesinde doktor, delilerin iyileşip iyileşmediğini anlamak için
duvara bir kapı çizmiş.
Deliler bu kapıyı açmaya çalışıyorlarmış. Delilerden biri kıs kıs gülüyormuş.
Doktor bu delinin iyileştiğini sanarak delinin yanına gitmiş. Deliye sormuş: Sen
neden gülüyorsun?
O da; Onlar kapıyaı açmazlar çünkü anahtarı bende demiş.
................................................................................................................................
> > > > > Olmayacak şeyin fıkrası
> > > > > OLACAK şey değil ya, Ecevit emekli olmuş. Rahşan Hanım'la
birlikte
> > > > > Oran'daki evlerine çekilmişler ve mütevazı bir hayat sürmeye
> > > > > başlamışlar.
> > > > > Ancak evin telefonuna bir sapık dadanmış. İlk günden
itibaren
>günde
>10
> > > > > kere arıyor.
> > > > > Telefon çalıyor, Bülent Bey açıyor, karşıdan bir ses,
''Başbakan
> > Bülent
> > > > > Ecevit'le görüşmek istiyorum'' diyor.
> > > > > Ecevit yanıtlıyor: ''Beyefendi ben Bülent Ecevit'im ama artık
>başbakan
> > > > > değilim.''
> > > > > Bir, üç, beş her gün on kere aynı terane. Sonunda kibar Bülent
Bey
> > bile
> > > > > dayanamıyor, telefondakine, ''Kardeşim sen manyak mısın? Yüz
kere
> > > > > söyledim, ben artık başbakan değilim. Anlamıyor musun?''
diyor.
> > > > > Telefondaki yanıtlıyor:
> > > > > ''Anlıyorum anlıyorum da, bunu duymak çok hoşuma gidiyor.''
>
................................................................................................................................
> > > Hizmetci: Aloo?
> > > Adam: Kizim benim, hanimi cagiriver sen bana
> > > H: Bir dakika efendim
> > > H: Alo
> > > A: Ne oldu kizim, hanim nerede?
> > > H: Ay beyfendi nasil soylesem, hanimefendi yatak odasinda biriyle
>beraber.
> > >
> > > A: Ne, bir adamla mi?
> > > H: Maalesef, beyfendi.
> > > A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kizim, git benim calisma
>odama,
> > > ac
> > > masamin cekmecesini ordaki tabancayi al, ikisini oldur, emrediyorum
>sana!
> > > H: Beyfendi, ben nasil yaparim oyle seyi?
> > > A: Yaparsin, bak telefonda bekliyorum, yuru haydi
> > > Iki el silah sesi duyulur..
> > > H: Alo, beyfendi
> > > A: Ne yaptin kizim?
> > > H: Soylediginiz gibi silahi aldim, ikisini de oldurdum efendim. Sonra
>da
> > > silahi havuza attim.
> > > A: Ne havuzu?
> > > H: Bahcedeki yuzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
> > > A: Ulan bizim villada yuzme havuzu yok ki, orasi neresi Alooo?
> >
....................................................................................................................................